Bu İçeriği Paylaş
17 Temmuz 2017 Pazartesi

MERHABA

Yazar: 
NURİ KAVAKKORULU 

Yazar Hakkında: 


 Değerli arkadaşlar;

Sizlerle bugün ki yazımda biraz sohbet edelim diye yazıyorum.

Konu şirketleşme ve belediyenin kurmuş olduğu şirket. Bir gün mecliste başkan, lisanslı depoculuk yapmak ve yönetmek için şirket kuracağım dedi. Tabi ben de kendi adıma şirket nedir?, nasıl kurulur, nasıl yönetilir, yetkisi nedir, nereye kadardır? Bilmediğim için…

Bir de bu belediyenin şirketi olunca hata mı yaparız, doğru mu yaparız diye düşünerek tereddütler yaşadığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Neyse, tabi başkan bilirkişi olarak bize Keşan’da ki muhasebecisini getirmiş. Bu arkadaşta bize belediye şirketinin nasıl olacağını, nasıl kurulacağını, donanımlarını, çalışma çerçevesini, kimin yetkili, kimin yetkisiz, (biz meclis üyeleri ve encümen üyelerinin ) olduğunu denetlenemeyeceğini, başkanın kendi başına karar alacağını şirketi bu şekilde yöneteceğini anlattı.

Biraz daha açalım; bu şirket yurt içinden, yurt dışından mal getirmeye mal götürmeye, çek kesmeye, ipotek vermeye, fuarlara katılmaya, panayırlara gitmeye kadar donanımlı olduğunu,  bu faaliyetleri atayacağı müdürlerle yapacağını, müdürün maaşının 5 bin Türk lirası olduğu yazılıydı. Muhasebesinin dahi belediye muhasebesinden değil de kendisinin atayacağı muhasebede tutulacağı idi.

                 Bu esnada bende; bilirkişiye şunu sordum…

“Tamam, şirket kar etti. İyi yönetildi. Eyvallah! Peki şirket kötü yönetildi. Zarar etti, ne yapacağız” dediğimde aldığım cevap ‘belediye tüm varlıkları ile sorumludur’ dendi. İşte o dakikada bu işte bir iş var diye düşündüm.

Neyse arkadaşların onayı ile bu şirketi kurdular. Daha sonra belediyenin yerini ipotek ederek, 5 milyon lira ( eski para ile 5 trilyon) para alacaklarını söylediler. Bunun için yetki istediler. Arkadaşlar bu yetkiyi başkana verdi.

Bunlar, bu canlı parayı alıp şirket yönetim gereği istedikleri gibi harcayacaklardı.

Yani arkadaşlar şunu anlatmak istiyorum. Şirket ve şirketleşme çok tehlikeli bir yönetim şekli. Başkanların elini çok rahatlatan denetimlerden kaçıran bir yönetim şeklidir. Sizi bilmem ama benim bu yöntemi kabul etmem mümkün değildir.

Arkadaşlar! Bunlar bu parayı bulmaya, aramaya başladılar. Özel bankalara şuraya buraya gittiler. Bunlar bir yerden geri döndüler. Bu iş bu şekilde olmadı. Ya parayı bulamadılar ya da birileri bunlara “ne yapıyorsun sen” dedi. Bu benim tahminim.

En son bunlar iller bankasına gittiler. İller bankası da belediyenin şirketini tanımadı. “Ben parayı verirsem belediyeye veririm” dedi. Bunların buralarda ki planları tutmadı. Daha sonra paranın 5 milyon değil de 2 milyon Türk lirasının karşılanacağını, geri kalanın da belediyenin iller bankasına borç ödedikçe karşılanacağını öğrendiler.

Sözün kısası bunların amacı 5 milyon TL sıcak parayı ellerine alıp istedikleri gibi harcamaktır. İş, iller bankasına kalınca bunların eline sıcak para geçmedi. Yani hak ediş şeklinde ödenecek.

İşte Pazar yerindeki dükkânları satılmasının sebebi bu. Borç ödeyerek. Borç alacaklar.

Hani büyüklerimizin bir sözü var ya; “bir nesil çoğaltır, bir nesil satar” diye

Saygılarımla…

Nuri Kavakkorulu


* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
Web Sayfamıza Nereden Ulaştınız?



Sonuçlar
Diğer Anketler
Günün Diger Manşetleri
‘DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ’ ÇOCUKLARLA KUTLANDI ‘DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ’ ÇOCUKLAR.. ‘DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ’ ÇOCUKLARLA KUTLANDI..
GÜBRETAŞ, Bilinçli Tarımı Her Alanda Destekliyor GÜBRETAŞ, Bilinçli Tarımı Her Aland.. GÜBRETAŞ, Bilinçli Tarımı Her Alanda Destekliyor..
AK Parti Kudüs için tek yumruk olarak sesini yükseltti AK Parti Kudüs için tek yumruk olar.. AK Partili il ve ilçe başkanlıklarından Türkiye genelinde ortak "Kudüs" basın aç..
Üye Bilgi